‘’ Güneş’e aldanma!’’ dedi annem, ‘’Hastalanırsın..’’
Oysa soğuk hiç kandırmaz insanı, soğuksa soğuktur. Hatta estirdiği ufacık bir rüzgarda ‘’iliğine kadar üşeyeceksin.’’ Mesajını bile verir. Güneş koca bir yalancı. Buna rağmen insanların çoğu güneşi daha çok sever.Aldanmaya meyilli bir insan topluluğu... Bu yüzden, aldatıyorum seni kadın!
Sana hissettiğim hiçbir şeyi söylemiyorum. Sessizce seviyorum, hiç hissettirmeden.Hissettiğim an yoksun çünkü, biliyorum.
Eğer sensizken aslında kimsesiz olduğumu bilsen, şaraptan havuzlarda yüzer gibi hissedersin zevkten, ben çaresizlikler içinde yüzerken, bunu da biliyorum. Biliyorum her şeyi aslında, çünkü hissettirmeden tanıyorum.
Beni senden uzaklaştıran şeyler kendini ‘’eski’’ sıfatının altına gizliyor. Ruhuma dokunduğun her an gökyüzünden düşen bir taş çarpıyor kafama, üzerinde bir notla; ‘’eski’’ yazıyor.. Ben yine sana hissettirmiyorum. Çünkü hissedersen beni kan revan içinde bırakacak cümleler kurarsın, biliyorum. Ben her şeyi biliyorum kadın! Ama sen hiç hissetmiyorsun.
Yağmur öyle deli yağsın ki, sertliğine dayanamayan kemiklerim kırılsın istiyorum. Evet, öyle bir yağmur yağsın ki gözlerimden insanlık utansın ve bir daha başını gökyüzüne kaldıramasın istiyorum. Yağdırabilirsin biliyorum, ama bunu sana hissettirmiyorum. Hissedersen yatağımı bana karşı kışkırtıp, beni uyutmamasını sağlayacağını biliyorum. Ben her şeyi biliyorum kadın! Çünkü hissettirmeden tanıyorum.
Kalbim yanıyor, duman’ı ‘’hissettirme!’’ diye haykırıyor. Duman bile sardığı sigarasını içip acır gözlerle bana bakıyor. Ve lanet olsun ki biliyorum, sen de beni aldatıyorsun kadın! Çünkü her üzüldüğünü söylediğinde yanaklarından aşağıya timsahlar süzülüyor..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder